Canlı Yayın Foto Galeri Video Galeri
0
0
0
0
kanal42haber.com > Yazar > Kerem İŞKAN
05 Ocak 2018 Cuma 14:54

Ah ölmüşlerim..!

Kerem İŞKAN

Çimenlik'te meşhur ÜÇ KUMALILAR vardı... Üçünü de babaannem gibi sever, üçüne de babaanne derdim...

En büyükleri Dilber Anne, seferberlik görmüş, aylarca aç susuz, Birinci Cihan Harbi'nde Moskof'un zulmünden Konya'ya sığınmış...

***

Yolda kardeşleri vebadan ölmüş...

Açlık, sefalet çileli bir yolculuk... Yollarda aç, sefil ot yayılmışlar...

Çocuktum dizinin dibinde bunları mırıldanır dururdu...

Abdestsiz ayağını yere bastığına şahit olan yok...

***

Çocuklar olmayınca, kocasını kendi elleriyle evermiş...  Eşmekaya'dan ‘Kezban’ isminde bir gelin almış gelmiş...

Rahmetli Kezban Babaanne mizaç ve ruh olarak Dilber Babaanne ‘den çok uzaktaydı...

Neşeli şen şakrak,

Hayatı seven,

Kadınlar arasında def çalar, lafını çekinmez, bazen de ağzını bozardı...

***

Çocukluk işte ismini söyleyemez, bize hep kavun ikram ettiğinden midir bilinmez “Gavan Babaanne” derdik...

Eşlerine eziyet eden mahalledeki delikanlılara söver sapanlar, onlar da bir daha yapmayacaklarına eşlerini dövmeyeceklerine şeref namus sözleri verirlerdi...

Mahalledeki gelinlerin adeta garantörüydü…

Gavan Babaannenin eline düşen damadın vay haline...

***

Dilber Babaanne ‘den sonra ve Kezban Babaannenin de çocuğu olmayınca, b u sefer iki kadın kocalarını elleriyle yeniden everirler...

Doğu'dan Hübüre Babaanne gelir...

***

Güzelliği ve tatlı dili ile gönülleri kısa sürede feth eder... Çocukları çok sever...

Nihayet kocasına ve kumalarına iki erkek evlat verir...

Böyle bir sokakta büyüdük... Sokaktaki her çocuk herkesindi...

Dadaşlar, Kürtler, Aptallar, Dağlılar, Türkmenler ve Ovalıların iç içe yaşadığı sokaklar…

Pala Dayılar, Kara Hatçabalar, Mollalar, Dadaş Ahmetler, Aptal Zöhreler, İnneci Kamiller, Fethiye Aplalar, Goteler, Divanlılar, Acı Dortlular, Sağırın bağları daha neler neler…

***

Hatta komşulardan gördüğümüz ilgi ve alakayı evlerimizde anne ve babalarımızdan şımarır endişesiyle göremezdik...

Baba ve annelerimiz de komşuların çocuklarına toleranslı davranır ve şımartırlardı...

***

Her sabah sıra bizde değilse erkekler işe gittikten sonra mutlaka bir komşuda kahvaltı yapılır, anneler uzun uzun kayınvalidelerinin iyiliklerinden söz ederlerdi...

Sofranın en başında da gelinlerin koruyucusu GAVAN BABAANNE...

***

Kahvaltı sofrasında sürekli;

“Tamam çok yediniz, yeter az yiyin, boşanıp ta semerinizi mi yiyeceksiniz, zıkkımın kökünü yiyin..” gibi cümlelerle herkesin önünden ekmekleri toplar ekmek kuşanesine koyardı...

Gelinler de gülüşür, uyanıklar avcuna ya da sofra bezinin altına bir sokum ekmek saklayıverirlerdi...

***

Yokluk ve savaşla ömrü geçmiş bir neslin varlık içindeki tasarruf refleksleri...

Önceki gün misafirlikte hazırlanan sofrayı görünce acı-acı güldüm...

“Tam Gavan Babaanne'nin olacağı sofraydı” dedim...

***

Kimse bir şey anlamadı...

“Rahmetli çok mu severdi bunca yemeği ?” diye sordular...

Severdi, severdi diye mırıldandım...

***

Son yıllarda bizim büyük marketlerde gördüğüm yılbaşı arifesi HİNDİLERİ bana Gavan Babaannemi yeniden özletti ve hatırlattı...

Olsaydı da, ‘gavura’ özenen halimize, israfa akıttığımız paralarımıza bakıp-bakıp;

Kılığınıza...” diye döktürseydi...

***

Öyle bir nesilden, böyle bir nesil nasıl çıktı hala anlamakta zorlanıyoruz...

Allah, hepsine gani-gani rahmet eylesin...

Cennetinde yine ÇİMENLİKLER içinde cümlemizi cem eylesin inşallah…

Âmin diyin Müslümanlar…

Adınız Soyadınız :
Mesajınız :
Bu makaleye yorum eklenmemiştir.
DİĞER YAZARLARA AİT YAZILAR